Hoşgeldiniz! Kontrol panelinize erişmek için;
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Bugün;
17.12.2017 20:42:25

Yazılar Arşivinde Arayın:

Forex Danışmanlık Hizmeti / 5.3.2016 15:24:11 / Forex Teknik Danışmanlık Hizmeti www.gurkanfx.com sitesinde faaliyete geçmiştir. | Bilgi Paylaşım Platformu / 31.1.2013 17:23:53 / Üye olarak düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. |

Tamer UYSAL Adlı Yazarın Sayfası | Kullanıcı Adı: Tamer UYSAL

AB Yalanları ve TÜRKİYE

AB adıyla şimdilerde yoksul halka yeni bir kefen biçildi. Hiç kuşkusuz gelmiş geçmiş yönetimlerden umduğunu bulamayan yığınlar için Avrupalı olmak demek kısa yoldan zenginleşmek, sınıf atlamak anlamına geliyor.
Bunu isteyen kesimlere Umut vaat ediyor. Avrupa’nın Türkiye’yi tam olarak içine almak istememesine rağmen günümüzün koşulları içinde kapı aralaması birçok kesimin iştahını kabarttı.

Serbest dolaşım, ticaret, turizm gibi alanlarda kazanç uman Ancak Avrupa’da yaşananları ise gözardı ederek Türkiye gerçeklerini unutturmaya çalışanlar, sermaye medyası, sahipleri ve liberaller emekçilerin, yoksulların içine düşürülecekleri ortamı tek yanlı olarak gizliyor. Ucuz emek gücü ve AB askeri olarak Ortadoğu’da emperyalistlerin ve yerli ortaklarının çıkarlarına hizmet etmekten başka seçenekleri olmayanlar için AB başka da bir anlam ifade etmiyor.

Ülkeyi yönetenler her konuda hemen teslimiyetçiliğe başladılar. AB ve onun emperyalist kanadının kumanda aracı olan IMF dayatmaları sonucunda emekçiler daha AB üyeliği bile sözkonusu olmadan işyerlerinden çıkarılmaya başladılar. Sömürgeciler serbest piyasa ekonomisi ve birtakım koşullar öne sürerek Türkiye’yi Ortadoğu’nun kilit noktasında zayıf ve bağımlı bir köprü haline getirmeye çalışıyor. Yerli işbirlikçiler ise AB yasalarına uyum çerçevesi altında ülke topraklarını tek yanlı olarak AB zenginlerine ve çokuluslu tekellerine peşkeş çekiyorlar. Kıbrıs’ın bütünlüğü, serbest dolaşım, Kopenhag kriterleri hukukuna göre ve AB’nin istediği biçimde çözülecek. Yani Türkiye AB içinde önemsiz bir ikinci sınıf bağımlı ülke konumuna getirilecek.

Türkiye’nin Avrupa macerası Osmanlı Devleti’nin çözülüş sürecinde başlıyor. Avrupa’yla yakınlaşma adı altında başlatılan ilişkiler Osmanlı yönetiminde revizyona girilmesi ve birtakım ayrıcalıkların tanınmasıyla pekiştiriliyor. 1959’daki Avrupa Konseyi’nin kuruluşuna Türkiye’de kurucu üye olarak katılıyor. Roma Antlaşmasının maddelerine dayanarak 31 Temmuz 1959’da ilk temas yapılıyor. 12 Eylül 1963’te imzalanan ve 1 Aralık 1964’te yürürlüğe giren Ankara Antlaşması ise Türkiye-AB ilişkilerinin temelini oluşturuyor.

Türkiye 14 Nisan 1987’de tam üyelik için AB’ye başvurdu. 18 Aralık 1989’da Türkiye’nin üyeliğini askıya alan AB komisyonu sebep olarak Kıbrıs sorununu ve Yunanistan’la ilişkileri göstermiştir. 1 Ocak 1996’da tek yanlı gümrük birliği anlaşmasını yapan AB, 15-16 Haziran 1998’de de Türkiye için “üyelik adayı” tanımlaması getirmişti.

2 Aralık 1999 Helsinki Zirvesi’nde Türkiye resmen aday ülke kabul edildi. 13 Kasım 2001’de yayınlanan AB “ilerleme raporu ve strateji belgesi”nde de Türkiye’nin emperyalistlerin ekmeğine yağ sürecek olan Kopenhag siyasi ve ekonomik kriterlerini yani piyasa ekonomisini uygulamaktan uzak olduğu öne sürülmüştür.

Nice AB kararları en geç 2008 yılına kadar aday olan ülkelerin katılımını hedefliyor. Dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda tek pazar haline getirmeyi planlayan AB’nin emperyalist kanadı aday ülkeleri 1997 Lüksemburg Zirvesi’nde müzakerelere hazır olup olmama noktasında ikiye ayırdı. İlk dalga ülkelerle müzakereler 1998’de başlatıldı. Doğu blokundan ayrılan ülkelere üyelik, serbest piyasa ekonomisine şartsız geçiş ve kriterlere uymak koşuluyla tanındı.

AB 1952’de başka adlar altında kuruldu. Kömür, çelik ve atom enerjisi topluluklarını temsil ediyordu. Üç organ’ın birleştirilmesiyle kurulan AB’nin 2003’te aldığı ad 1957’de Roma’da kurulan AET’den yani ekonomik topluluğun ötesinde siyasal amaçlar içeriyor. Ama temel aynıdır. 13.yy’dan itibaren birleşmeyi hedefleyen ancak 16. yy’dan başlayarak paylaşım savaşlarından vazgeçemeyen AB’nin emperyalist kanadı komünizm tehlikesinin çıkarlarını tehdit etmesini tehlike görmesi sonucunda bu hedefini gerçekleştirme yoluna gidiyor. Üye sayısı 25’tir ama toplulukta İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya’nın borusu ötmektedir. AB’ye üye ülkeler ve bölgeler arasında ekonomik ve sosyal kalkınma açısından farklar vardır. Avrupa’nın zenginleri de vardır, tekelleri de…


Türkiye’nin ise temeli 1952’de atılan ekonomik birliğe katılım süreci 17 Aralık 2004 Brüksel Zirvesi’nde takvim belirlenmesinden sonra yeni bir boyut kazandı. Zirvede AB ile Türkiye arasında tam üyelik müzakerelerini başlatma ve bu müzakereleri 3 Kasım 2005’ten itibaren 10 yıla yayma kararı alınmıştır. Şimdi AB’nin Türkiye halkına bir kurtuluş reçetesi olarak sunulduğunu hep birlikte izliyoruz. Türkiye halkına AB demokrasi ve mutluluk getirteceğine inanılan bir anahtar olarak gösterilmeye çalışılıyor. Sağcısından sosyal demokratına kadar hemen hemen bütün liberal partiler AB’ye girmek taraftarı kesildiler. Türkiye halkının geleceği ve kurtuluşu için hiçbir yararlı politika ve çözüm üretmeyen işbirlikçiler özellikle 1950’li yıllardan bu yana sürdürülen yoksullaştırma ve yoksunlaştırma politikalarının da uygulamacıları olmuşlardır.

Türkiye’yi dışa bağımlı hale getiren politikalar ülke ve halkın çıkarlarına değildir. Uyum yasaları çerçevesinde dayatılan ve sürdürülen özelleştirme, istihdam ve tarım politikalarıyla ülke ve emekçiler giderek daha bağımlı ve yoksul hale gelecektir.

Tamer UYSAL


Etiketler: AB Yalanları ve TÜRKİYE,

  Kategori: Makaleler

  Tarih: 22.7.2015 02:02:43

  Hit: 405

  Yorum: 0


Bu Yazıya Ait Yorumlar:

     Bu Yazıya Ait Yorum Bulunamadı!

Yorum Ekleme Formu:

 * Adınız Soyadınız : 

 * E-Mail Adresiniz : 

 * Yazıyla İlgili Yorumunuz : 

 * Güvenlik Kodu : 

Tamer UYSAL Hakkında

  Diğer Bilgiler

İsim: Tamer UYSAL
Yer: Türkiye/Bursa
E-Mail: dosteli767@gmail.com
Cinsiyet: Bay
Medeni Hal: Bekar
Meslek: Yazar
Yazdığı Yazı Sayısı: 49
Yapılan Yorum Sayısı: 0

Yazarın Son Yazdığı Yazılar

» Kudüs... Ey Kudüs
Kudüs... Ey Kudüs
Kategori: Makaleler

Bu Yazıyı Okuyun

» ŞİLİ'YE DUYARLIK
ŞİLİ'YE DUYARLIK
Kategori: Makaleler

Bu Yazıyı Okuyun

» DEVLETLER HUKUKU VE DEMOKRASİ
DEVLETLER HUKUKU VE DEMOKRASİ
Kategori: Makaleler

Bu Yazıyı Okuyun