Hoşgeldiniz! Kontrol panelinize erişmek için;
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Bugün;
27.5.2018 02:32:18

Yazılar Arşivinde Arayın:

Forex Danışmanlık Hizmeti / 5.3.2016 15:24:11 / Forex Teknik Danışmanlık Hizmeti www.gurkanfx.com sitesinde faaliyete geçmiştir. | Bilgi Paylaşım Platformu / 31.1.2013 17:23:53 / Üye olarak düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. |

Özgür KARAKAYA Adlı Yazarın Sayfası | Kullanıcı Adı: Özgür KARAKAYA

Şiddete Bakış

Şiddet teriminin kökeni Latince de ‘violentia’’dan gelmektedir. “Violentia”, şiddet, sert ya da acımasız kişilik, güç demektir. Şiddet, insanın yaralanmasına, sindirilmesine, öfkelendirilmesine veya duygusal baskı altına alınmasına yol açan davranış biçimidir.
Şu unutulmamalıdır ki, şiddet her zaman şiddeti doğurur. Tek bir insan etkilenmez, şiddet uygulanması halinde birden çok insan etkilenir. Kişinin sıkıntıyı içersinde biriktirmesi insanlar arasında şiddete neden olur. Bulunan ortamın rahat olmayışı da buna etkendir.
Kadın-erkek eşitliğinin olmadığı, kadının daha pasif olduğunun kabul edildiği toplumlarda erkek şiddeti kültürel kurumlar, siyasi ve ekonomik düzen tarafından pekiştirilir ve hoş görülür. “Koca değil mi, döver de sever de!" sözü”, gelenekçi yaşamımızda erkeğin şiddet uygulamalarına gösterilen anlayışı göstermektedir. “Haşin erkeği severim” sözü de kadınların aynı yaşamda erkek şiddetini kabullendiklerinin ifadesidir. Bu anlayışta, erkek kavga ettiği, şiddet uyguladığı, kadar erkektir; kadınsa yumuşadığı, boyun eğdiği kadar kadındır inancı yaygındır.
Anne babanın çocuklarını terbiye ederken kullandıkları dayak şiddetin en basit ve en kabul görenidir. Şiddet, çocuğun yaşamına "dayak"la girer. "Dayak cennetten çıkma"dır ", “kızını dövemeyen dizini döver; oğlunu dövmeyen bağrını döver", “ağabey tabi ki döver” deyimleri şiddetin çok eski çağlardan beri uygulandığını gözler önüne sermektedir. Burada dayak sözü Can Yücel’in aşağıdaki “Tövbe” şiirini çağrıştırır:
Tövbe
Dayak cennetten çıkmışmış
Öyleyse eğer önlem almak gerekir.
Bir daha cennete düşmemek için.
Burada yediğimiz dayak yeter.
Eğitimde şiddet, ilkokulda, kalıplaşmış "eti senin kemiği benim” deyimiyle başlar; sıra dayaklarıyla devam eder. Bilhassa zayıf karne çocuklara birçok aile tarafından şiddet uygulanması için bir vesiledir.
Şiddet, mahalle kavgalarında, futbol taraftar çatışmalarında da çok sık görülür. Maçlarda sıkça söylenilen “ölmeye geldik”, “kanımız sarı kırmızı akar” “bu maçı alacağız başka yolu yok” gibi sözler ve maç esnasında edilen ağza alınmayacak küfürler de toplum içinde şiddetin ne kadar yaygın olduğunun ispatıdır.
Ataerkil yapıdan kaynaklanan at avrat silah üçlemesi, zamanımızda otomobil, kadın silah olarak devam etmektedir. Bu zihniyet kendisini kan ve namus davalarında çok sık göstermektedir.
Emperyalizm, yayılmacı ve sömürgeci bir sistem olduğu için mutlu azınlıklar yaratır. İnsanlığın büyük bir kısmına acı, gözyaşı sıkıntıyla şiddeti beraberinde getirir.
Oynadığı oyunlar yüzünden farklı inançlar ve farklı etnik guruplar arasındaki çatışmalar ve yakın geçmişimizde yaşanan acı sosyal olaylar şiddetin izleri olarak tarihte yerlerini almışlardır. Hollywood namlusuz bir silahtır sözünü anımsarsak; Amerikan sinemasının dünyaya şiddeti yaydığını söylememizde sakınca yoktur.
En çok şiddet uygulayan, şiddetin kendisine ya da görüntüsüne en çok gereksinimi olan toplumlar, aslında demokrasisi, toplumsal dayanışması ve insana olan inancı en az olan toplumlardır.
Şiddete karşı neler yapılabilir?
Özet olarak, olayları anlamaya çalışmak, şiddetsiz çözüm yollarını aramak, empati duygusunu geliştirmek, halk deyimi ile çuvaldızı başkasına batırmadan önce iğneyi kendimize batırmak şiddeti önlemenin en etkin yollarıdır. Fakat pratik uygulamalarda her zaman sorunlar çıkmaktadır.
Emperyalizm bulunduğu her yerde savaşa dolayısıyla şiddete neden olduğu için, tüm dünyada birlik içinde emperyalizme karşı çıkmak aynı zamanda şiddete karşı çıkmaktır.
İşi dolaysıyla yeterli geliri olan insanlar huzur içinde olurlar. Huzur içindeki insanlar da şiddetten uzak dururlar. Bir ülkede hayat standardını yükseltmek o ülkede şiddeti önlemenin en etkin yoludur.
Sanatın bulunduğu ortamlarda şiddet yer almaz düşüncesinden hareket ederek sanat eğitimine önem verilmeli ve bireylerin sanata ilgi duymaları desteklenmelidir.
Futbol maçlarında şiddeti azaltmak için kitle iletişim araçları el birliği etmeli ve yüzme, satranç, doğa yürüyüşleri, tenis, voleybol vb alternatif sporlara da gerekli önem verilmelidir.
Kadın ve erkek eşitliğinin her alanda uygulanması gerekmektedir. Erkeğin vurmasını, kadının susmasını normal karşılayan zihniyetin değişmesi yolunda tüm toplum eğitilmelidir.
Çoğu şiddet uygulamasının temelinde suçlama ve anlayış farkı yatar. İnsanların birbirlerine karşı saygılı, anlayışlı ve hoş görülü olmaları toplumda şiddetin azalmasında önemli bir etkendir.
Eğitimde, dayatma yerine ikna etme yöntemi kullanılmalıdır.
Demokratik anlayış ve toplumsal dayanışma sağlanarak insana olan inanç yükseltilmeli; azarlamanın veya bağırmanın da bir çeşit şiddet olduğu unutulmamalıdır.

Özgür Karakaya


Etiketler: Şiddete Bakış,

  Kategori: Makaleler

  Tarih: 14.7.2015 19:21:31

  Hit: 337

  Yorum: 0


Bu Yazıya Ait Yorumlar:

     Bu Yazıya Ait Yorum Bulunamadı!

Yorum Ekleme Formu:

 * Adınız Soyadınız : 

 * E-Mail Adresiniz : 

 * Yazıyla İlgili Yorumunuz : 

 * Güvenlik Kodu : 

Özgür KARAKAYA Hakkında

Özgür KARAKAYA Hakkında: Farklı konular da bilgi paylaşımı

Yazarın Sayfası İçin Tıklayın - Özel Mesaj Gönder

  Diğer Bilgiler

İsim: Özgür KARAKAYA
Yer: Türkiye/Bursa
E-Mail: ozgur694@hotmail.com
Cinsiyet: Bay
Medeni Hal: Bekar
Meslek: Yazar
İnternet: www.akiltiryakisi.com
Yazdığı Yazı Sayısı: 249
Yapılan Yorum Sayısı: 1

Yazarın Son Yazdığı Yazılar

» Metafizik
Metafizik
Kategori: Makaleler

Bu Yazıyı Okuyun

» Evet
Evet
Kategori: Makaleler

Bu Yazıyı Okuyun

» Best-seller
Best-seller
Kategori: Makaleler

Bu Yazıyı Okuyun